BAŞARILI İNSAN YETİŞTİRMEK...

31.01.2017

 “Bütün çocuklar dahi olarak doğar. Her 10.000 çocuktan 9.999’u yetişkinler tarafından hızla dahilikten arındırılır.”  Buckminister Fuller

 

 

Başarılı bir bilim adamı ile röportaj yapan muhabir, ona kendisini başarıya götüren ve diğer insanlardan farklı kılan nedenleri sormuş. Bilim adamı: “İki yaşında iken annemle yaşadığım bir deneyim sayesinde” diye cevaplamış.

 

“İki yaşındayken buzdolabından süt kutusunu almaya çalışırken kayıp elimden düştü. Ortalık süt gölüne döndü. Annem mutfağa geldiğinde bana bağırıp cezalandırmak yerine şöyle dedi:”

 

“Robert, ne kadar güzel bir hata yaptın! Daha önce hiç bu kadar büyük bir süt gölü görmemiştim. Evet şimdi burayı temizlemeden önce  biraz yerdeki sütle oynamak istermisin?”

 

Robert önce yere eğilip sütlerle bir güzel oynamış, sonra annesi, “Robert, bu tür bir şey olduğunda bunu senin temizlemen ve herşeyi eski haline getirmen gerektiğini biliyorsun, değil mi? Bunu nasıl yapmak istersin? Bir sünger mi kullanalım, bir havlu bez mi? Hangisini istersin?” demiş. Robert süngeri seçmiş ve birlikte yere dökülen sütü temizlemişler.

 

Daha sonra annesi, “Biliyor musun, burada yaşadığımız olay, senin minik elinle bir süt kutusunu taşıyamadığını gösteren kötü bir deneyimdi. Şimdi arka bahçeye çıkalım ve bir şişeyi suyla doldurup, senin dolu bir şişeyi  düşürmeden taşımanı sağlayalım” demiş.

 

Küçük çocuk şişeyi boğazından iki eliyle tutarsa düşürmeden taşıyabileceğini öğrenmiş. Ne güzel bir ders!

 

Bu bilim adamı daha sonra bir hata yaptığında bundan korkmaması gerektiğini öğrenmiş. Yapılan hataların yeni şeyler öğrenmek için çok güzel fırsatlar olduğunu anlamış.

 

Bilimsel araştırmalardaki deneyler de bu temele dayalıdır zaten. Bir deneyin başarısız olması, yeni bir öğrenme demektir.

 

Bunları okuyunca birçok annenin yapacağı gibi ben de şöyle bir geçmişe dönüp kendimi sorgulamaya başladım. Acaba ben bu şekilde davranmayı başarabildim mi? Ya da ne kadar başarabildim?

 

Çocuklarımız büyürken o kadar büyük sabır gerekir ki, bazen kendimizi tutamayıp parladığımız olur. Peygamber değiliz sonuçta. Bir çok sorumluluk, iş güç, enerjimizi emen ve bizi tüketen ilişkiler....

 

Bu sorunlarla başetmeye çalışırken, devamlı kendi kendinize iç konuşmalar yapıp duruyorsunuz, bir de üstüne üstlük hiç beklemediğiniz anda ani bir sesle irkiliyorsunuz. Daha kaslarına hakim olmayı bile beceremeyen miniğin şirin bir sakarlığı. Reflekslerinize hakim olamayıp, çocuğu sakarlığı yüzünden azarlıyorsunuz.

 

Halbuki o anda kendimizi tutup, derin bir nefes aldıktan ve karşımızdaki kişinin küçük bir çocuk olduğunu düşünsek ve  bu hatasını gelecek başarısı için  basamak olacak bir tecrübeye dönüştürsek...

 

Kim bilir belki biz de bir bilim insanının annesi olabilirdik...

 

Mesele sadece bilim değil, bu şekilde hatalara sabırla yaklaşmak çocuklarımızın özel hayatlarında  da bir çok yönden başarılı olmalarını sağlayabilir.

 

Bu yazıyı yazarken bir şey hatırladım: Büyük kızım Sumru küçükken çok sakardı ve ben sadece onu korumak adına (?), ileride bu şekilde davranırsa çok zorluk çekeceğini düşünerek sürekli uyarıyordum. Daha sonra diğer çocuklarıma bunu yapmadım. Fakat büyük kızım geçenlerde kendisi ile ilgili konuşurken,  çok sakar ve dikkatsiz olduğunu ve asla mutfağa girip iş yapmanın kendisine göre olmadığını belirtti.

 

Bu inancı ben yerleştirmiştim. Kızın beynine adeta kodlamışım. Hala kendisini tanıtırken sakar olduğunu söylüyor. Bunu adeta kimlik düzeyine çıkartmış. Üzüldüm, belki de bilim insanı olmasa da dünyanın en güzel yemeklerini yapabilecek potansiyele sahip bir kadın olacaktı, ve ben bunu engelledim.

 

Şimdi, ortanca kızım, okuldan gelip kolları sıvıyor ve bize harika kekler kurabiyeler yapıyor. Mutfağı savaş alanına çevirse de sesimi çıkartmıyorum. Malzemeleri bazen israf ediyor. Deniyor, olmuyor, döküp tekrar tekrar pişiriyor. Ara sıra yardım etmeye çalışıyorum, fakat büyük kızıma yaptığım hatayı ona yapmıyorum.

 

Çünkü, sadece basit bir yemek yapma meselesi değil bu...

 

Çocuğunuzun başarısının temeli olan tecrübeyi nerede edineceği hiç belli olmaz, belki bir mutfakta süt kutusunu devirdiğinde, belki sokakta kavga edip üstü başı çamur içinde geldiğinde, belki kötü bir not aldığında... Onların gelecek başarıları, böyle kötü tecrübeler yaşadıklarında bizim nasıl tepki verdiğimize doğrudan bağlı aslında...

 

Başarı dileklerimle...

Please reload

Yakındaki Yazılar

April 25, 2017

February 20, 2017

February 20, 2017

February 15, 2017

February 1, 2017

February 1, 2017

February 1, 2017

February 1, 2017

Please reload

Abone olun
İLETİŞİM
  • LinkedIn Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon
  • Black Instagram Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Google+ Social Icon

Buket Özen

ID Coaching International

İrfan Baştuğ Paşa cad No: 6/9

Esentepe, Şişli, İstanbul​ 34394

Tel: +90 530 3706450

          0212 2129099

​buket.ozen@idkocluk.com

© Professional Life Coach (ICF/PCC)

Ad *

E-posta *

Konu

Mesaj